Vergi Usul Kanunu Giriş
BİRİNCİ BÖLÜM :
VERGİ HUKUKUNA GENEL BİR BAKIŞ
1. VERGİ KAVRAMI
Vergiler, devlet veya yetkili kılınmış organları tarafından, kişi ve kurumlardan, kanuna dayanılarak, cebren ve karşılıksız olarak alınan iktisadi değerlerdir.
2. VERGİ HUKUKUNUN TEMEL KAYNAKLARI
Vergi hukuku uygulayıcılarının çalışmaları sırasında başvurdukları çeşitli kaynaklar bulunmaktadır. Bu kaynakları kendi içerisinde zorunlu (bağlayıcı, temel) kaynaklar, yardımcı ( tali ) kaynaklar olarak iki grupta irdelemek mümkün bulunmaktadır. Söz konusu kaynaklara kendi içindeki hiyerarşik sıralamaya göre aşağıda yer verilmiş bulunmaktadır.
2.1. BAĞLAYICI KAYNAKLAR :
2.1.1. ANAYASA
Vergi hukukunun zorunlu ve en başta gelen kaynağı Anayasa’dır. Vergi konusundaki hükümler kaynağını Anayasa’dan almaktadır. Vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülükler kanunla konulur ve kanunla kaldırılır. Diğer kanunlar gibi, vergi konusunda yapılan kanunlar da Anayasa’ya aykırı olamazlar.
Anayasamızın 73. maddesine göre;
“ Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirlediği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.”
2.1.2. KANUN
Yasama organı vergi ve benzeri yükümlülükleri ancak kanunla koyabilmektedir. Kanunlar da, Anayasa gibi yasama organından doğarlar.
2.1.3. ULUSLARARASI VERGİ ANLAŞMALARI
Uluslararası vergi anlaşmalarının yasama organına sunulması ve onaylanması kanunla gerekli olduğu için kanun gücünde olup yargı ve yürütme organını bağlayıcı niteliktedir.
2.1.4. KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
Bakanlar Kurulunun vergiler konusunda kanun çıkarma yetkisi yoktur. Ancak, sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde vergi konusunda kanun hükmünde kararname çıkarabilir. Bu durumda kanun hükmünde kararnameler zorunlu temel kaynaklar arasında yer alır.
2.1.5. BAKANLAR KURULU KARARLARI
Muaflık, istisnalar ve indirimlerin oranlarına ilişkin kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmiştir. Bağlayıcı kararlardır.
2.2. VERGİ HUKUKUNUN YARDIMCI KAYNAKLARI
Vergi hukukunun yardımcı kaynakları vergilendirme yönünden yeni bir norm getirmezler. Vergi hukukunda var olan normların açıklanmasına yönelik olarak yapılan düzenlemelerdir. Vergi hukukunun yardımcı kaynakları şunlardır.
2.2.1. TÜZÜK
Belli bir Kanunun uygulanmasını göstermek ya da emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştay’ın incelemesinden geçirilmek koşuluyla Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılırlar. Vergi hukukunda tüzükler, kendilerine seyrek olarak başvurulan düzenleyici ve yardımcı kaynak durumundadırlar. Bunun nedeni, Anayasa’nın 73 üncü maddesinde yer alan, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasına ilişkin düzenlemelerin ancak kanunla yapılacağına ilişkin hükümdür.
2.2.2. YÖNETMELİK
Yönetmelikler, Başbakanlık, bakanlık ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak koşuluyla çıkardıkları düzenleyici yönetsel işlemlerdir. Yönetmelikler, vergilendirmenin temel unsurlarına ilişkin düzenleme getiremezler. Vergi kanunlarındaki ya da tüzüklerdeki hükümlere açıklayıcı ayrıntıları gösterici nitelikteki metinlerdir.
Bazı kaynaklarda tüzük ve yönetmelikler ile içtihadı birleştirme kararları vergi hukukunun asli kaynakları arasında sayılmaktadır.
2.2.3. GENEL TEBLİĞ
Maliye Bakanlığı vergi kanunlarının uygulanmasını göstermek, kolaylaştırmak üzere genel tebliğler çıkarabilir. Bunlar sıra numarası verilerek Resmi Gazetede yayımlanır. Genel Tebliğler kaynak gücü bakımından iki gruba ayrılmaktadır;
Birinci grup genel tebliğler, vergi kanunlarının Maliye Bakanlığına tanıdığı düzenleme yetkisine dayanılarak çıkarılmaktadır. Bu tebliğler, yeni hükümler getirdiğinden kendilerine uyulması gereken zorunlu kaynak halindedirler.
2.2.4. ÖZELGELER (MUKTEZALAR), GENELGELER, SİRKÜLERLER, GENEL YAZILAR
Özelgeler VUK’ nun 413’üncü maddesi gereğince mükelleflerin vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından karmaşık ve tereddüde yol açan hususlarda Maliye Bakanlığından ya da bakanlığın bu konudaki yetkili kıldığı makamlardan aldığı yazılı yanıtlardır. Özelgeler önemli bir hukuki sonuç doğurmaktadır. Yetkili makam tarafından kendisine verilen özelgeye göre hareket eden mükellefin bu işlemi ceza gerektirse bile ceza uygulanmamaktadır. Özelgelerin belirli kişilere ve olaylara ilişkin olarak verilmesi ve kamu oyuna resmen açıklanmaması nedenleriyle ikincil kaynak olma özelliği taşımaktadır.
Vergi uygulanmasında tereddüt edilen konular hakkında Gelir İdaresi’nden açıklama (özelge) istenebilmektedir. Özelge sistemi 2010 yılı başında hem başvuru prosedürü hem de hukuki sonuçları itibariyle yeniden düzenlenmiştir. Yeni düzenlemede, özelge talepleri için başvurular, Vergi Dairesi Başkanlığı bulunan illerde bu birimlere, bulunmayan illerde ise defterdarlıklara “özelge talep formu” ile yapılmaktadır.
Gelir İdaresi’nce onaylanan özelgeler Gelir İdaresi’nin bütün yetkili birimlerinin görebildikleri bir havuza atılmakta ayrıca Gelir İdaresinin internet sitesinde yayınlanmaktadır.
Mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla yayınlanan muktezalardan özellik arz edenler sirküler adı altında yayınlanmaya başlanmış olup, yayınlanan sirkülerler doğrultusunda işlem yapan mükelleflere de tıpkı özelgede olduğu gibi, yayınlanan sirkülere uygun hareket etmek şartıyla ceza uygulanmamaktadır.
Genelgeler, genel yazılar, Maliye Bakanlığının bazı özel durumlara ilişkin olarak kendi teşkilatına yazdığı yazılar olduğu için vergi dairelerini bağlamaktadır. Vergi mükellefleri için bağlayıcı bir özellik taşımamaktadır.
2.2.5. YARGI KARARLARI
Yargı kararlarından, Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararları, Danıştay, bölge idare mahkemesi ve vergi mahkemesi kararları ilgili mükellef ile vergi dairesini sadece dava konusu olayla ilgili olarak bağlar. Bu nedenle yardımcı kaynak özelliği gösterirler. Maliye Bakanlığı bir mükellef hakkında bir daire veya dava daireleri kurulunun verdiği kararı benzer durumda olan her mükellef için uygulama zorunluluğu yoktur.
Anayasa Mahkemesi kararları ile Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararları ise kesin kararlar olup herkesi bağlamaktadır.


